Ana Sayfa Bensel

Bensel

Ne bileyim işte, benim düşüncelerim, hayallerim, lanetlerim, ütopyalarım falan var. Sövüşlerim falan da var... İşte onları hep burda dışavurucam, anlatıcam da anlatıcam... Blogun benim için en değerli, sizin için ise en sıkıcı bölümü burası.

Okulun olmadığı bu güzel günlerde daha çok yazı yazmak gibi bir kararım vardı.. Gördüğünüz gibi piç ettim, yazmadım. Son zamanlarda acayip bir takıntı geliştirdim, takıntı da denmez aslında ya neyse. Aynı kategoriye üst üste yazı yazmak istemiyorum. İlle de...

Uslanmıyorum

Bu yazıyı localhostta tema düzenlerken yazıyorum. Yazdığım tarih bu yazı için uygunsuz. Tarih 11 Aralık 2016, Beşiktaş patlamasının ertesi günü. Twitter'ı açamıyorum, içim ezilmekten pert oldu. Dayanamıyorum, kendime de kızıyorum biraz "hala bunları mı düşünüyorsun be?" diye. Ama genede...
Görsellerden anlamışsınızdır, konumuz Mustafa Kemal Atatürk. Epeydir yazmak istiyordum ama, 10 Kasım yazılarının arasına kaynayıp gitsin istemedim. Gerçi bu da epey geç oldu ama olsun. Evet Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazacağım ama şöyle savaştı, şöyle astı, şöyle kesti, şöyle...
Belki de üşüyordur? Belki de spor giyinmeyi seviyordur? Neyse, başlık bir garip biliyorum. Aslında konunun içeriğini anlatıyor bence ama, hepimiz farklı algılarız. İpucunu nasıl verdim ama.. Geçenlerde yazdığım yazıda bana yazmamı istediğiniz şeyleri iletin demiştim, Şafak bir istekte bulunmuştu, "alışılmışın...
Gelin hele konserveler sabah sabah aklıma gelen hayatımdaki ilk ve son iğrençliğimi anlatıcam size kısacık. Şimdiden bastıra bastıra söyleyeyim yaptığım şeyden baya utanıyorum lan şu an. Hani tam bir puştluktu yaptığım şey, hormonların tarafından kontrol edildiğin bir çağda kendine yedirememek...

Sosyal Medya'da Takip Et!

183BeğenenlerBeğen
97TakipçiTakip Et
322TakipçiTakip Et
145TakipçiTakip Et
2,098AboneAbone

Rastgele Yazılar!