Epeydir Psikoloji ile ilgili yazı yazmıyordum, yalan hakkında bir yazı yazacağım başlıktan da anlayabileceğiniz üzere. Yazılarım arasındaki süreyi giderek kısmaya başladım artık, yarının yazısını bile kafamda tasarladım diyebiliriz. Neyse, konumuz biraz hassas olduğu için bir ön açıklama yapmak zorunda hissettim kendimi.

Bu yazı, Pamela Meyer’in Ted için yaptığı konuşmasından alıntılar yaparak hazırladım. Pamela Meyer Amerikalı yazar, girişimci ve sertifikalı dolandırıcı kontrolörü. Yani kendisi bir uzman, burada 5 dakika da okuyacağınız yazıdan sonra sizler uzman olmayacaksınız. Ayrıca bir insanda bu hareketlerin tekini gördüğünüzde yalancı olarak damgalamayın, bunlar yalan söyleyenlerin gösterdiği davranışlardan sadece bazıları. Kişisel farklar, ortam koşulları, konu içeriği gibi onlarca değişken davranışları değiştirebilir. Bunları iyice kafanıza soktuysanız, başlayabiliriz.


Yalan söylemek işbirlikçi bir eylemdir. Bir yalanın yalnızca dile getirilmesiyle herhangi bir gücü yoktur. Gücü, bir başkasının bu yalana inanmaya razı olması ile ortaya çıkar. Tarihin en büyük dolandırıcılarından Henry Oberlander’ın sözleri yalana ortak olunmasını iyi özetler; Etrafımız bizlere bir şey vermek isteyen insanlarla dolu. İnsanlar aç oldukları şey için sizlere bir şeyler vermek için can atıyor. Yani yalana ortak olmamak istiyorsak; neye aç olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.

Biraz istatistiksel konuşursak, yani bilimin söylediği şekilde yalana bakarsak; gün içinde ortalama olarak 10-200 arası yalana maruz kalıyoruz. Diyelim ki bunlar “beyaz yalanlar”. Bir başka araştırmanın söylediğine göre; yabancıların birbirleriyle tanışmalarının ilk 10 dakikasında 3 kez yalan söylüyorlar.

Diğer İstatistikler

  • Dışa dönükler, içe dönüklerden daha çok yalan söylüyor.
  • Erkekler kendileri hakkında, başkaları hakkında söylediklerinden daha çok yalan söylüyor.
  • Kadınlar başka insanları korumak için daha fazla yalan söylüyor.
  • Eğer evli bir çiftseniz eşinize her 10 konuşmanın birinde yalan söylüyorsunuz. Evli değilseniz 3 konuşmadan birinde partnerinize yalan söylüyorsunuz.

Tür ne kadar akıllı olursa, noekorteks ne kadar gelişmiş olursa yalancı olmak o kadar muhtemelleşiyor. Bunun için size bildiğiniz bir örneğim var, Goril Koko. Hatırlamıyorsanız ufak özet geçeyim. Koko Amerikan İşaret Dili bilen bir goril, doğum gününde kendisine bir evcil kedi evlatlık verildi. Koko bir keresinde kedisini bir lavaboyu duvardan sökmekle suçlamış.

herkes yalan soyler

Evet, herkes yalan söyler. Bebekler ve çocuklar bile! Elimde biraz daha istatistiksel veri kaldı, onları da sizlerle paylaşmak istiyorum. İnsanların gelişimsel süreçlerinde yalanın yerine bakalım

  • Bebekler ilgi istedikleri zaman yalandan ağlarlar.
  • Bir yaşındakiler saklanmayı öğrenirler.
  • İki yaşındakiler blöf yapabilir.
  • Beş yaşındakiler düpedüz yalan söylerler ve yağlayarak karşılarındakini kıvama getirir.
  • Dokuz yaşındakiler bir şeyi örtbas etmekte ustadırlar.
  • Ve üniversite çağınıza geldiğinizde, annenizle olan her 5 etkileşiminizden birinde ona yalan söylersiniz.

Şimdi beklediğiniz noktaya doğru yavaş yavaş geçebiliriz. Alt başlıklar halinde mi ilerlemeliyim yoksa hepsini yardır yardır sıralamalı mıyım bilmiyorum ama sanırım her zamanki gibi altbaşlıklardan gitmek daha iyi olacak.

Konuşmaya Yansıyan Yalan

Anlaşmasız İnkar: İnkarlarında aşırı ısrarlı olanlar, günlük dil yerine daha resmi bir dil kullanmayı tercih ederler. Kesinlikle, asla, hiç gibi kelimeleri sıklıkla tekrarlarlar.

Mesafeli Dil: Yalan söyleyenler genelde kendilerini nesneden ve özneden uzaklaştırırlar. “O’na dokunmadım” ya da “O’nunla konuşmadım” gibi hitap tarzları kullanırlar.

Vücut Dili

Genel olarak yalan söyleyenlerin sürekli hareket halinde olduğu düşünülür ancak yalan söyleyenler vücutlarının üst kısımlarını yani belden yukarısını dondururlar. Gene yanlış bir kanıya göre yalan söyleyenler gözlerini, gözlerinizden kaçırır aslında tam tersi. Normalden daha uzun bir süre gözünüzün içine bakarlar.

1) Sahte Gülüş: Çoğu insan yalan söylerken gülerek ortamı yumuşatmaya, kendini rahatlatmaya ve komik bir durum havası yaratmaya çalışır. Bazıları gerçektir, bazıları ise sahtedir. Yanak kaslarını bilinçli olarak hareket ettirebiliriz ama göz kenarındaki kırışıklıkları bilinçli olarak oluşturamayız.

yalandan gülüş

2) Sıcak Noktalar:

  • Dürüst insan işbirliği yapar. Sizin tarafınızda olduğunu gösterir. Gerçekten haksız bir ithamla suçlandığını hissederse çileden çıkar, sadece anlık olarak da değil. Tüm görüşme boyunca çileden çıkmış vaziyette olur. Ve davranışın sorumlularının cezalandırılması için ondan fikir alırsanız çok katı cezalar önerir.
  • Yalancı ie; içe dönük davranabilir, sürekli aşağı bakabilir, sesini kısabilir, duraklayabilir, ayakları sürekli sallanabilir. Olayı anlatırken bir sürü gereksiz detaya yer verir, olayları saati saatine kronolojik olarak anlatır ama olayları tersten anlatmasını isterseniz, patlak verir.
  • Söylediği kelimeler ve yaptığı vücut hareketleri birbirine zıt olabilir. Meselâ; evet derken kafasını iki yana sallayabilir, önemsediğini söylerken omuz silkebilir.

Yüz İfadesi

Aşağılama

Kızgınlık durumunda iki tarafta eşit bir oyun sahasında kozlarını paylaşır ve nispeten sağlıklı bir ilişkidir. Ama kızgınlık, “aşağılamaya” dönüştüğünde reddedilmişsiniz demektir. Yani yalanı yakaladınız diyebiliriz

  • Gözler tarafsız/boş bakmaya başlar.
  • Dudağın bir kenarı asimetrik bir şekilde havaya kalkar, diğer kenar muhtemelen içeri çekilir.

aşağılama

Diğer Davranışlar

  • Göz kırpma oranlarında değişim olur. Yüksek ihtimalle daha sık kırpmaya başlarlar.
  • Ayaklarını çıkışa doğru çevirirler.
  • Engelleyici nesneler alıp, bu nesneleri aranıza koyarlar.
  • Ses tonları değişir, sıkça kısık sesle konuşurlar.

5 Yorumlar

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz