Epeydir yazmıyorum. Yazacak konuda bulamıyorum. Sanırım konuylada alakası yok, yazma isteğim yok. Girişlerde hiçbir zaman iyi olamadım, siz daha iyi bilirsiniz tabii ama benim kendime hiç güvenim yok girişlerde. Sadece yazarken değil, gündelik hayatımda da böyleyim.

Ne yazacağımı bilmediğim için, gelin sizle bu aralar neler yaptığımla ilgili konuşalım. Çok güzel videolar izledim, filmler izledim, diziler yeni değil ama farklı hissiyatlarla izliyorum artık. Müzikler paylaşabilirim sizlerle, fena şeyler oluyor ve keşfediliyor. Tabii ki düşündüm, her zaman düşünmez mi zaten insan? Başlık başlık gidelim mi?

Hayat Neden Bir Yolculuk Değildir

Çok klişe bir ifadedir oysa, bin kere duymuşuzdur; hayat bir yolculuktur! Başını yolculuktur konserveler. Hayat hayattır, bir bitişe ulaşmak değildir. Ne anlam yüklerseniz o olur; teolojik inançları olanlar bunu bir sınav olarak görür. İnanmayanlar ise tek bir şans olarak. Bir diğer temel soruya da cevap vermiş oluyoruz; hayatın anlamı nedir? Hayatın bir anlamı yoktur, senin varoluşundur. Ne yaptığın ise tamamen sana bağlı.

Bambaşka Yalnızlıklar

http://www.dailymotion.com/video/x2xlc7d_roger-waters-david-gilmour-comfortably-numb-live-o2-arena-2011_music

Burda yazmaya başladım başlayalı, ki daha önceden beri, yalnızlık benim 3 konumdan birisidir. Herkes yalnız anasını satayım, herkes ama lan. Hatta kendi adıma müthiş bir karşılaştırma yapmıştım zamanında, Yalnızlık Eksiklik midir? diye. Geçenlerde, büyük gazetecilerimizden İslam Çupi‘nin bir sözünü buldum;

O adamın yalnızlığı ne arkadaş yalnızlığı ne de sevgili yalnızlığıydı. O’nun yalnızlığı baska bir yalnızlıktı, adı konulamazdı.

Şiirlerden hiç hazzetmem, siz bayılırsınız. Bu lafı nedense beğendim, kendim kuramazmıydım bu cümleyi? Pek tabii kurabilirdim ama benden başkası da bu hissiyatlar içerisindeymiş, bunu anladım. Bir de laf çakacağım; yalnızlık sadece sevgilinin olmaması demek değil sayın amına koyduğumun ilgi arsızları. Anlatacak, anlayacak kimsesi olmadığı için yerde bulduğu söğüt yaprağına, uçan kuşa, uyuyan köpeğe, tavana dert yanan insanlar biliyorum ben (bazen ben).

Ne Beklentiler Ne Beklentiler

Yukarıdaki şarkıya saygım sonsuz ha, önce onu bi söyleyeyim. Hatta tezimide buraya yatırayım; David Bowie, dünya üzerindeki en class tick-tock diyen insandı. Bu ülkedeki kadınlarda erkeklerde müthiş yokluklar içerisinde, ilişkilerde bir kirter aradıklarını düşünmüyorum cidden. İlgiyi alındığı anda ilişki başlıyor, ve karşındakini kendi kriterlerine uydurmaya çalışıyorsun. Karşındakini değiştirmeye çalışıyorsun… Bu kadar alçalmayın be.

Filmler Filmler

Yeni bir şey izlemedim sanırım, sinemaya zaten gitmedim. Hardcore Henry diye bir film izledim. Absürd konulu bir aksiyon filmiydi, en farklı yanı her şeyi Henry’nin gözünden izliyoruz. Yani kamera onun gözü. Aksiyonsa aksiyondu cidden.

Orta komedi, hafif aksiyon, hafif kriminal… Oyunculuklar ile çok güzel hale gelen bir film. İki dedektifin, mecburen ortak dosya üzerinde çalışmalarını konu alan 1960 efektli bir film. Seçilen müzikler yukarıdaki filmde olduğu gibi efsane.

 

Baya dağınık bir yazı oldu, farkındayım. Toparlanır bir ara. Kendinize iyi bakın len.

6 Yorumlar

  1. Nerelerdesin abi ya. Arada bir uğruyorum buraya yeni yazı var mı diye ama yoktu. Neyse ki yazmışsın bir şeyler. Sevgilisi yok diye kendini yalnızım diye kandıran avellere de söyleyecek bir söz yok 😂 Hardcore Henry ilgimi çekti, izlerim bir ara.

  2. Yazıyı okurken aynı film,müzik ve konularla ilgilendiğimi gördüm sasirdim daha doğrusu adeta kendimi gördüm,teşekkürler.

  3. Gene yalnızlığın etkisinde kalıp bir yazı patlatmışsın. Açıkçası bu tarz yazılarını okumak hoşuma gidiyor. Yaşasın yalnızlık falan diyesim geldi 🙂

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz