Epeydir bir anımı anlatmadığımı farkettim. Yoksa anlattım mı lan? Yok yok anlatmamışım lan. Bu anı da normalde üniversite ile ilgili anlattığım ilk anılarımdandır. Bu zamana kadar yazmadığıma şaşırdım lan açıkçası. Neyse bu olayın 4 senesi var, 4 sene yazarken farkettim de epey olmuş lan üniversiteye başlayalı. Bana bu anı dün gibi geliyor gerçi…

Üniversite’de daha hazırlık dersleri başlamadan bir forum sitesinde ufak bir tanışma olmuştu. Bir kaç kişiyle tanıştım kısacası. Eh iş bu onlarla takılmaya başlıyorsun otomatik olarak, ilk hafta içinde bir gündü ilk gün bile olabilir. Kitapların ne olacağı belli olmuştu, ama orjinal sete 300 küsür TL denince tabii direk Olgunlar geldi aklımıza.

Olgunlar’ı bilmeyen, Ankaralı olmayanlar için anlatıyorum. Olgunlar Ankara’nın en büyük ikinci el kitap, kırtasiye, korsan kitap sokağıdır. Eğer aradığınız kitabı Olgunlar’da bulamadıysanız; o kitap hiç yazılmamıştır.

Eğitimden tarihi kitaplara kadar her türden kitap bulabilirsiniz. Hatta daha yazılmamış kitapları bile bulabileceğiniz rivayet edilir dostlar.

E Kızılay’a bizim okul nerden baksan 30 kilometre. Kimsede araba yok, otobüs desen içi 1000 kişi, dolmuş (minibüs) desen kırk yılda bir geliyor içi 500 kişi… Eh kimsede de araba yok, napacan? Otostop tabii…

Hiçbir binek araba durmadı, inşaat kamyonları da durmadı… Bir baktım halimize, 6 (altı) sap kümelenmiş otostop çekioruz. Eh almazlar tabii anasını satayım… İkişerli gruplara ayrıldık, belirli aralıklarla tekrar denedik. Belediye işçilerini taşıyan bir kamyonet durdu sonunda, önde çok tonton 3 amca oturuyorlardı. Ne tarafa gittiklerini öğrendik, AŞTİ’ye kadar gideceklerini söylediler. Bize uyardı çünkü ordan metro ile Kızılay’a tık diye gidebilirdik.

Arkadaşlardan sadece bir tanesi ile konuştuğum için mozaikledim. İki renkli taraftarının arasındaki benim. Beni iki kere mozaikledim.
Arkadaşlardan sadece bir tanesi ile konuştuğum için mozaikledim. İki renkli taraftarının arasındaki benim. Beni iki kere mozaikledim.

Halimiz buydu. Neyse, bu benim solumdaki gassaraylı arkadaş bir bok yedi yolda. Bizi almayan bir kamyoncuyu yolda görünce herife el hareketi çekmiş… Davar… Fanatik gazetesinede “Magandalar voleybol maçını da birbirine kattı” diye bir fotoğrafı vardı.

Neyse elemana şlak diye el hareketini koyunca, bilmem kaç gündür yolda olan kamyoncu dayı sinirlendi. Baya kamyonla makas ata ata peşimize düştü, dibimize kadar girdi içerden el hareketi çekti, silah çekti, sopa gösterdi bir türlü bırakmadı peşimizi.

En son ayağa kalktım kasadan tutunarak, kamyonun içindeki kasalardan birini aldım. Diğerleri de yaptı. Elemanın o görüntüden sonra aklı başına geldi herhalde, ilk sağdan döndü gitti.

Biz de geri kalan yolculuğu huzurlu bir şekilde geçirdik, polis gördük yattık, kırmızılarda sigara yaktık falan. AŞTİ’ye gelince o güzel dayılar durdu, biz de kasadan atladık. Direk metroya girdik, benim bilet vardı. Diğerleri bilet aldı falan. Trene son dakikada yetiştik, bir arkadaş dışarda kaldı. Ona güldük gidene kadar.

Yanımdakilerin memleketleri şöyle; Amerikan, Antalyalı, İzmirli, Bolulu, Eskişehirli… Olgunları bilmedikleri gibi pazarlıkta bilmiyorlar. Ben büfede sigara almaya durunca, bunlar önden gidip elemanın tekiyle pazarlık yapmışlar. Ben geldiğimde, sordum bizimkilere ne kadar dediğini sordum; cevap 75TL oldu. Sonrasında geçen konuşma aynen şöyledir:

Lacivert: Yuh amk 75TL ne lan, çocukları mı kazıklıyorsun?

Satıcı: Ya birader pazarl….

Lacivert: Oğlum yürüyün en az 3 kişi daha satıyordur sikerler.

Satıcı: Siktirin gidin başka yerden alın.

Lacivert: Yürüyün lan, dallamaya bak. (Arkamı döndüm)

Satıcı: Gardaş 50?

Lacivert: İn la in.

Satıcı: Tüm set 35 daha da inmem.

Lacivert: 20…

Satıcı: 30

Lacivert: Anlaştık amk tamam.

Satıcı: Tamam anasını satayım tamam…

Bizim çocuklar pısmış vaziyette bir bana bakıyorlar, bir satıcıya. Dayak yeme korkusu var elemanlarda, düşünsene at hırsızı tipli bir herifle küfürleşip duruyoruz. Neyse ortamdan uzaklaşınca içlerinden biri “O neydi lan öyle…” diyebildi… Benim cevabım kısa ve netti

Welcome to Angara amk…

8 Yorumlar

  1. Pazarlık bölümü harikaydı 🙂 Dünyanın hangi yerinde böyle samimi pazarlık olur ki? 🙂 Başka ülkede yaşayamam durumu. Anılara yüklen Lacivert. Biz de okumaya yükleniriz 🙂

  2. Sokak yaşantısına sahip olman güzel. Birkaç sosyal medyadan takip ediyorum biliyorsun ve bu yazıyı da okuyunca, hayatında yaşadığın bazı olaylarda orada olmak istediğimi düşündüm. Biraz heyecan arıyorum diyelim 🙂

    • Heyecanı yanlış yerde arıyorsun dostum. Uysal göründüklerine bakma, başka memleketten olanı anında şivesinden tanırlar ve ilk ters hareketinde girişirler 😀

  3. Lacivert senin yaşadığın durumların kamyoncu kısmı hariç aynısını bende yaşadım.Olgunlarla pazarlık etmek gerçekten zor.Bu arada Hacettepe’de mi okuyordun? : )

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz