Son yazımın bitimine bir ufak cümle eklemiştim “hangi konu üzerine yazmamı isterdiniz?” diye. Sağolun hem yorum olarak, hemde özelden bir kaç istek geldi ve çok da iyi oldu konserveler. Var olun. Sıradaki yazımı sevipte… Normalde esprili bir adamımdır ama arada şeyoluyo böyle. Tahsin bir istekte bulundu şu konusu için. Konunun başlığı “Neden Hayır Diyemiyoruz, Nasıl Hayır Diyebiliriz” gibi beton kadar resmi bir şey olacaktı ama içime sinmedi.

Kategoride “Psikoloji” yazması sizi yanıltmasın, bilimsel bulgular paylaşmayacağım. Psikolojide var olan bir takım teorilerle kendi açıklamamı yapacağım, ondan sonrada internette bulduğum ve makul kabul edilebilecek bir kaç hayır deme yöntemini sıralayacağım.

Neden Hayır Diyemiyorum?

Bunun burda yazacağımdan başka sebepleri de olabilir, karşınızdaki insanla alakalı bir durum daha çok. Sokakta mendil satana hayır demekte sıkıntı yok ama, yakınlar olunca ya da tanıdığımız bir insan, bu iş biraz sarpa sarıyor. Tam da burada “Toplumsal Cazibe Yanlılığı” gibi sikko bir şekilde çevrilmiş “Social Desirability Bias” teorisi aklıma geldi.

Teoriyi açıklayayım önce, zaten anlarsınız. Teori basitçe;

Bir cevap verirken ya da bir davranışta bulunurken kendi fikirlerini, gerçeği, kendi davranışını; abartarak, azaltarak ya da gerçeği söylemeyerek toplum ve/veya karşı kişi tarafından beğenilecek cevaplar verme / davranışlarda bulunma durumudur.

Ulan çok süper cümle kurdum ha! Bence şimdiden anladınız ama durumu toplum boyutundan biraz daha kişiler boyutuna indirmemiz gerekiyor ki mekanizmayı iyice anlatabileyim. Şimdi ufak bir senaryo yazalım, baya kendimden örnek vereyim hatta

Müthiş yorgunsunuz, geberiyorsunuz. Eve gidip yapmanız gerek zilyon iş var ya da evde işiniz yok ama gidip dinlenmek istiyorsunuz. Her zaman bu huzur ortamına bir engel oluşur, hırt bir arkadaşınız ya da bir tanıdığınız çıkar sizden bir şey ister ve tam o anda içinizde HAYIIIIIIĞĞRRR çınlarken, ağzınızdan “İvit, tıbi ılır. Nidin ılmısın ki ehehe” dökülür.

Şimdi bu kişiye hayır derseniz ne olur “toplumsal cazibe yanlılığı” açısından bakalım. Bir daha yazmayacağım Türkçesini, lanet olsun. Neyse konuya dönecek olursak neler olur bir bakalım. Basitçe karşınızdaki kişinin sizin için kötü düşüneceğini farz ederiz. Kötüden ziyade “negatif” bir etki bırakacağımızdan, bizden bekleneni karşılamayacağımızı düşünürüz. Kısaca gene olduğumuz kişi olmayız, karşımızdakilere göre hareket etmiş oluruz.

Nasıl Hayır Diyebilirim?

Şu başlığı attığıma inanamıyorum. Resmen kişisel gelişim zırvaları gibi geliyor lan yazı bana. Ama hatır için çiğ tavuk yenir, annem öyle dedi. Hoş daha annemin çiğ tavuk yediğini görmedim ama soran bir manyakda bunu istememiştir herhalde. Neyse lan, madde madde gidiyoruz. Psychology Today’den alıntı yapıyorum adımları, internet üzerideki en güvenilir kaynaklardan birisidir.

  • Hayırınızı Bilin: Sizin için önemli olan ve olmayan şeyi belirleyin. Nerede zaman geçireceğinizi bilmiyorsanız, doğal olarak, nerede zaman geçirmek istemediğinizide bilmiyorsunuzdur. İlk olarak hayır demek istediğinizden emin olun.
  • Takdir Edin: İnsanların sizden bir şey istemesi bir aşağılama değildir. Sizle bir şey yapmak istemeleri, sizden yardım istemeleri acaba nede? Sana güvendiği için ve/veya sana, kapasitene inandığı için olabilir mi? O yüzden hayır demeden önce teşekkür etmeniz ortamı yumuşatır.
  • Kişiye Değil, İsteğe Hayır Deyin: Bunu açıklığa kavuşturun, “bende seninle sevişmek isterdim ama çok yorgunum” tamam bu cümleyi hiç kurmayacaksınız ama örnek olarak iyi oldu bu.
  • Nedenleri AçıklayınEn ince ayrıntısına kadar açıklayın ki kafası şişsin ve kendisi vazgeçsin. Şaka, öyle değil: sebeplerinizi sunun, haklısınız çünkü. Sadece “istemiyorum” demek bile aslında bir neden, bu kadar çekimser olmayın.
  • Sağlam Durun: Karşınızda ısrarcı bir kişi varsa hemen öyle yelkenleri suya koyvermeyin, direnin! Kendi planlarınız, fikirleriniz var. Dikte ettirtmeyin, net ama yumuşak tonlu bir “hayır dedim” lafı günü kurtarır.
  • İlk Hamleyi Yapın: Hepimizin hayatında tekrarcı, sıkıcı isteklerde bulunan kişiler vardır. Bu kişilere karşı bir adım önde olmak daha iyidir. Meselâ istek öncesi ufak dokunuşlar yaparlar hani “nabıyon, nası gidiyo yeaaa” gibi, hah buna cevaben “ya valla n’olsun götümde ayı bağırıyor be, sen hayırdır?” demek hem size hayır için hak kazandırır hem de soruyu daha gelmeden engelleyebilir.
  • Fırsat Kaçırmaya Hazırlanın: Her hayır dediğinizde bir fırsat falan kaçmıyor aslında, bir olayı/durumu diğerine tercih ediyorsunuz sadece. Hayır derken, daha çok istediğiniz/değer verdiğiniz birine/bir şeye evet diyorsunuz.
  • Cesaretinizi Toplayın: Bilmiyorum artık haka dansı mı yaparsınız, alkol alıp HEAAAYIR ULEEEYN diye mi bağırırsınız ama bir yerde hayır demenizin vakti geldi. Sürekli evetle hayat mı geçer Jim Carrey misin sen?

Umarım işinize yarar lan. Önceden bende çok hayır-sever değildim ama ben bunları uygulamadan, direk kendim aksileşerek hayır demeye başladım. Ha son öneri olarak arada bir sırf zevkine hayır diyerek pratik yapın, ne bileyim “sana da su koyayım mı?” sorusuna “hayır” diyin. İşe yarar ilerde, net!

 

7 Yorumlar

  1. ‘hayır’ diyemediğim için dünyanın en kötü gününü geçirdim ama bu yazıyla karşılaştım. Ve bir psikoloji öğrencisi olarak sayfanı çok şirine buldum bende blog aççam sanırım! Yeni yazılarını merakla bekliyorum.

  2. Beni kırmadığın için teşekkür ederim Laci. Aslında ilk hamleyi yapmak ve cesareti toparlayıp gelen ısrarlara karşı direnmek direk kurtarırmış işi. Birkaç alıştırmaya en büyük derdimin %63’ünden kurtulurum.
    Tekrardan teşekkür ettim, eyvallah.

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz