Son vize sınavıma da girdim, 12’sinde girdim. Ondan sonra tabii biraz alkol aldıktan sonra, aklımda uzun zamandır duran Hayko Cepkin‘in son çıkardığı albümü Beni Büyüten Şarkılar Vol.1‘i dinledim. Şarkılardan birisi Ağla Sevdam, ilk olarak filmde Yusuf Taşkın tarafından söylenmiş. Film epeydir aklımda vardı, bu güne kısmet oldu.

Filmin Konusu

Filmin geçtiği yer İstanbul’da bir varoş ama varoşun dibi; Kolera Mahallesi. Tinercisi, konsomatrisi, hayat kadını, iti çakalı her şey var mahallede. Eh her mahallede olduğu gibi mahallenin bazı sakinleri var; kabadayı, berber, bitirim, meczup ve it. Filmin baş rollerini paylaşan baya bir insan var aslında ama poster 3’lüsü şöyle; Okan Bayülgen, Müjde Ar, Mustafa Uğurlu.

Salih yani Okan Bayülgen mahallede bir araba tamircisinde çıraktır, babası mahallenin sevilen abisi ve berberi Ali’dir (Savaş Dinçel). Mahallenin iti ise Reistir (Mustafa Uğurlu), yeni yetmedir ve zorbadır dolayısıyla mahallede sevilmez. Eh her kötünün yanında bir de iyi vardır; mahallenin kaba dayısı Arap Sado (Burak Sergen). Berber Ali ile yakın arkadaşlar; Sado kabadayı olmuş, Ali ise evlenip berber.

Mahalleye Sado’nun kefil oluşu ile, Berber Ali’nin evine Tina (Müjde Ar) adlı bir konsomatris taşınır. Salih ilk görüşte aşık olur. Sado, Reis tarafından öldürülür işler saçmalaşır. Salih kendisini mahallenin abisi ilan eder, Reis ise mahalleye bir kumarhane açar.

Bu arada mahalleye bir sayko musallat olur, geceleri kadınları, çocukları falan şişlemeye başlar ama Salih aşk sarhoşu bir şekilde Tina’nın yatağını mesken tuttuğundan mahallede hiçbir abili görülmez. En son bu katili haklar Salih, ondan sonra Reis’e büyük tehdit oluşturduğu için Reis bunu ortadan kaldırmak için planını yapar. Sonrası spoiler…

Bu arada filmin kadrosu epey kalabalık, tanıyabileceğiniz bir sürü insan evladı var; Zeki Algöz, Aysel Gürel, Balık Ayhan, Küçük İskender… Liste uzun ama başka bir şey daha; yıllarca filmden kesitlerle dinlediğimiz Cem Karaca parçası olan Tamirci Çırağı 3 saniye kadar çalıyor filmde, bir diğer parça olan Resimdeki Gözyaşları da 5 saniye kadar çalıyor.

Kişisel Değerlendirmem

Filmde şaka maka Quentin Tarantino etkisi var lan, hikâye çoğunlukla bölünüyor ama olay aynı yerde ve kısıtlı baş karakterle ilerlediği için çok sorun olmuyor. Araya serpiştirilmiş ilginç ve alakasız karakterlerden dolayı diyorum Quentin Tarantino etkisini; Kolera Canavarı, Grafitici Fethi, Orhan ne alaka?

Biraz ağır ilerliyor film, bazı sahnelerde iç sıkılıyor aksiyon arıyorsunuz. Gene bazı sahnelere gerçekten bakamıyorsunuz, içiniz kaldırmıyor iğrenç çünkü. Bir de seslerle ilgili büyük problemim var; ses tonu, şive, racon… Sanırım bir tek Mustafa Uğurlu’nun kasıntı sesi güzel olmuş filmde. Okan Bayülgen “uleyn” diyor, sanırım Şrek’in etkisi var birazda adamın atarını duydukça aklıma eşek geliyor. Burak Sergen oyunculuk olarak güzel ama posta koyuşu onda da falso, çok düzgün konuşuyorlar lan? Belki de kabadayıların telaffuzu iyiydi…

 

1 YORUM

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz