Westworld dizisini 3 gün içinde bitirdim. Zamanım olsa daha çabuk bitirirdim, 1 günde falan ama kısmet 3 güneymiş. İlk başladığındaki o heyecana sırf içinde kovboy geçiyor diye hiç dahil olmamıştım, benim heyecanım tamamen Anthony Hopkins içindi. Zamanında izleyemedim, tee bu zamana kadar sarktı. Geç olsun güç olmasın.

Çok yaşlanmış be dostlar. O psikopat terapist halinden hiç eser yok şimdi. Fiziken yaşlansa da aktörlüğü hâlâ etkileyici. Bu tanıma hiç gerek yoktu zira bu yaşla alakalı bir şey değil. Neyse gene de demiş olayım.

Westworld Konusu

Gelecekte, teknolojinin ilerlediği 3D yazıcılarla canlılar yapabildiğimiz bir zamanda bir insan tema parkının adı Westworld. 3D yazıcılarla oluşturulmuş “insanların” belirli senaryolar içerisinde yaşadığı bol cinselliğin, kanın ve vücut parçalarının uçuştuğu dizimizde insanlar para vererek Westworld vahşi batı parkında çeşitli maceralara atılıyorlar. Ev sahibi adı verilen bu 3D yazıcı ürünü “insanlar”, misafirlere zarar veremiyorlar ancak karşı koyabiliyorlar. Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins) ve ortağı Arnold’un yapay insan ve yapay zekâ çalışmaları yaptıkları park, bir şirketin (Delos) ortak olmasıyla birlikte tema park haline geliyor. Dizi boyunca bir çok entrika ve zamanlar arası hikâyeler ile insanı çileden çıkartıyor. Spoiler vermeden anlatabileceğim kadarıyla Westworld’ün konusu budur. İzlemeden önce size bir gıcıklık yapayım; sakın varsayımlarda bulunmayın, düşündüğünüz kişiler düşündüğünüz gibi olmayabilirler.

Bence Westworld

Spoiler içerebilir, hatta içerir.

Kovboylardan ve filmlerinden oldum olası nefret etmişimdir. Bu nefretimde haftasonları film izleyeceğim saatlerde babam ve dedemin televizyonu elegeçirip kovboy filmleri izlemesinin ne denli etkisi vardır bilemem ancak etkisi var kesin. Biraz da bu yüzden Westworld’e başlamayı erteledim sanırım. Ama kardeşimin o aşağılayıcı cümlesinden sonra başladım izlemeye; “cidden izlemedin ve bunu bana söylüyorsun gülerek?” dedi…

Ağır ilerleyen hikâyelere çok ısınamam, Westworld’ün pilot bölümü cidden sıkıcı geldi bana ama kendimi zorlayarak müfakatımı aldığımı düşünüyorum. İlginç bir şekilde, hemen 2. sezon gelsin, izleyeyim gibi bir hissiyat oluşturmadı bende. Bu dizi kötü olduğundan değil, hazmetmek için zamana ihtiyacım olduğundan kaynaklanıyor. Arnold -ya da Bernard- meselâ mükemmel bir karakter ancak bir çok noktası eksik, güvenlik departmanındaki kızılderililerin saldırdığı Ashley’e ne oldu?

Konusu, açık olayım, sıradan bir konu. Ama Dünya üzerinde sıradan olmayan bir konu kalmadı sanırım, olay konuyu ne kadar ileri götürebileceğin. Westworld’ü sıradan olmaktan uzaklaştıran şeylerden birisi kimin tarafını tutacağından emin olamaman. Çünkü sadece 2 cephe yok bu “oyunda”. Ford vs. Arnold, Ford vs. Delos, 3D’ler vs. Doğanlar gibi bir çok farklı tarafta bir yana geçmek durumundasınız. Evet bir taraf seçmek zorundaınız çünkü sürekli bir çatışma var ve insanın doğası bir safa katılmayı, desteklemeyi ister.

Hikâyenin gidişatı da karışık, bu da çekici kılıyor. Yabancı dizilerden alışılanın aksine bir bölüm yaklaşık 1 saat kadar sürüyor. Ve bölümler oldukça doyurucu, eksik kalan bir parça olmuyor genelde. Süpriz sonlar da ayarında, belki de ben art arda izlediğim için yakalayamadım, dizi biri tetiği çekip, diğeri havada uçarken, bir tanesi de ağacın arkasında sevişirken bitmiyor. Beklenmeyen olaylar oluyor ama kafada soru işareti de kalmıyor.

İleride Neler Olacak?

HBO’dan aldığım çok gizli bilgilere göre Kıvanç Tatlıtuğ diziye dahil edilecek, Mecnun’un çaydanlığını oynayacak.. Tabii ki sadece fikir yürütüyorum, neler olabileceğine dair hiçbir fikrim yok.

Öncelikle umarım Arnold geri gelmez. Yani her ne kadar Bernard biraz Arnold olsa da tam olarak Arnold olmaz. Aralarında ciddi bir fark olmadığına ama genede farklar olduğuna inanıyorum. Dr. Ford öldü tamam, hatta Delos yönetim kurulu da öldü. Sanırım tek sağ kalan çalışan hikâye yazarı Lee Sizemore. Sanırım bütün ev sahipleri örgütlenecekler Bernard, Dolores ve Tedd önderliğinde, sonrasında komuta merkezine bir şekilde girmeye çalışıp diğer ev sahiplerini de kurtarmaya çalışacaklar. Kaçacaklar gibi duruyor ama arada ne gibi gizemler olur bilemiyorum. Ford’un son hikâyesinin tamamını izlemedik daha sanırım.

Dizinin iMDB sitesinden bütün oyunculara ulaşabilirsiniz, ki bence hepsi rolleri için doğmuş insanlar. Dolores bence güzel değil ama o role de 90x60x90 ölçülerde afet-i devran bir hatun gitmezdi. Özellikle analiz modundaki oyunculukları gerçekten beni epeyce etkiledi.

Diğer izlediğim video, film ve dizilere İzlediklerim kategorisinden ulaşabilirsiniz. Haydi bakalım, açın da izleyin konserveler.

7 Yorumlar

  1. Roma dönemi mi desem bilemedim ama “kan, vücut parçaları, güç ve cinsellik” ön planda olan diziler hep ilgimi çekmiştir. Yabancı dizi seçimi de cidden zor bir konu en azından benim için. Ayrıca çoğu konudaki detaycı yaklaşımını da beğeniyorum. Senin yüzünden bu diziyi izleme listeme aldım. Bilmeni isterim

    • Senin yüzünden diyince biraz suçlu hissettim kendimi. Aslında yabancı dizi seçmek bana daha kolay geliyor çünkü “pilot bölüm” dedikleri ilk bölümde dizinin nasıl gideceğini, ne üzerine olacağını kaba hatlarıyla anlatıyorlar. Şimdi de “American Gods”a başladım. Yazarım yazısını 😀

Yanıtla

Yorumunu yaz lütfen
Adını buraya yaz